Yüküm var araç arıyorum, Aracım var yük arıyorumun sonu..

Türkiye Lojistik sektörü e-lojistiğe bu slogan ile başladı. Yüküm var araç arıyorum, aracım var yük arıyorum sloganı birden internet ortamında en çok gördüğümüz model oldu. E-lojistik kavramı dendiğinde akıllara en çok gelen motto olarak karşımıza çıktı. Bir çok internet sitesi bir birini klonladı ve pazardan pay kapmaya çalıştı.

Neydi bu modelin amacı ? Nasıl çalışıyordu? Bu modelin temel amacı aslında nakliyeciler sitesinde görev yapan komisyoncuları sistemden çıkarmak ve bir sanal komisyoncu olarak komisyon hizmetinden kalan %3-4 arasındaki geliri elde etmekti. Ama bunun için bireysel nakliyeciler yani kamyoncuların bir mobil uygulamayı akıllı cep telefonlarına indirmeleri gerekiyordu. Bu mobil uygulama ile ihalelere girebilecekler hem de bireysel nakliyecilerin konumlarını kullanan e-lojistik siteleri durumdan vazife çıkaracaklardı.


Ancak bu sistem işlemedi. Bireysel nakliyeciler ilginç bir şekilde akıllı telefonlarından ihalelere katılmayı ve sistemde aktif bir rol oynamayı red ettiler ve büyük bir umutla geliştirilen sanal komisyoncular bekledikleri getiriyi elde edemediler. Ve hepsi de sistemlerini dönüştürmenin ve sorunun nerede olduğunu bulmanın peşine düştüler.

Neden çalışmadı bu model? Neydi gözden kaçan? Aslında çok basit bir cevabı vardı bunun. Komisyoncular ve bireysel nakliyecler yani kamyoncular arasındaki yıllara dayanan sosyal bağ. Komisyoncu aslında kamyoncunun menajeriydi. Evet, ücretini kamyoncudan alıyordu ama hakkını da veriyordu. Yükünü boşaltmak için yaklaştığı ildeki komisyoncusunu arıyarak, “Abi 2 saate sendeyim benim dönüş yükümü hazırlayıver” demesi yetiyordu. Yükünü boşalttıkdan sonra yıllardan beri tanıdığı, iyi günde kötü günde kendisini yalnız bırakmayan, sadece yazın değil, kışında kamyoncusunu gözeten, parasını almasını takip eden, gerektiğinde yük verene baskı yapan komisyoncusuydu.

Kısacası kamyoncu sanal komisyoncuyu sevmedi. Ne de olsa ne çayı vardı, ne de kahvesi? Aradığında karşısına çıkmıyordu, hal hatır sormuyordu, sen gel yükün hazır demiyordu. Kamyoncu yıllara dayanan ilişkisini değiştirmeyi kabul etmedi, nakliyeciler sitesini terk etmedi, hatta sahip çıktı. Pek de terk edeceğe benzemiyor.

Peki bu model E-lojistiği tanımlamıyor ise nedir Türkiyenin yeni e-lojistiği? Nasıl bir modele ihtiyacımız var? Olması gereken yeni bir tasarım değil, mevcut işleyişin yansıması olan, mevcut işleyişe yardımcı olacak, komsyoncuyu öldürmek isteyen değil, güldürmek isteyen bir sistem olmalı. Yük verenin nakliyeci ve komisyoncu ile çalışmasını kolaylaştıracak, bir düzene sokacak, performansını ölçecek ve kolaylaştıracak bir tasarım olmalı. Yani Yükümyolda gibi olmalı.

Biz yaptık, destek sizden!

Yukumyolda.com ekibi